MARDİN'DEKİ MEDRESELER

Kasımiye Medresesi : Artuklular döneminde yapımına başlanan medresenin inşası Timur dönemindeki Moğol saldırıları nedeniyle yarım kalmış, 15. yüzyılın sonlarında Akkoyunlu sultanı Kasım ibn Cihangir döneminde tamamlanmıştır. Medrese, eğitim verdiği dönemde bölgenin en önemli eğitim merkezlerindendi. 16. yüzyılda Mardin'de en fazla maddi kaynağa sahip medrese olduğu bilinmektedir. I. Dünya Savaşı sırasında kapanmıştır. İki mescide, bir türbe ve bir çeşmeye de ev sahipliği yapmaktadır.

Bina Artuklu dönemi mimarisiyle inşa edilmiş. İki katlı olan medrese, tek bir avlu etrafında yapılmış. Yapının güney cephesi ovaya bakar. Binanın giriş kapısı bu cephede bulunur. Kapı çeşitli işlemelerle süslüdür; ama bunların bir kısmı tahrip olmuştur. Binanın batısında ise Şafiiler tarafından kullanılan bir mescit mevcut. Dikdörtgen biçimli bu mescit, kubbeli bir yapıdır. Sünnilerin kullandığı mescit binanın doğusunda bulunur. Bu mescit Şafiilerin kullandığından biraz daha küçüktür. Yapının kuzeyindeyse çeşme yer alır. Binada toplam yirmi üç medrese odası bulunur. Bunların on biri alt katta, on ikisi üst kattadır.

Medresenin avlusundaki havuzda akan su tasavvufî bir betimlemeyi anlatmaktadır. Suyun akışıyla doğumdan ölüme kadar insan hayatı ve sonrası simgelenmiş. Çeşmeden çıkan su doğumu, döküldüğü yer gençliği, ince uzun oluk olgunluğu ve suların bir havuzda toplanası ölümü temsil eder. Daha sonra bu su kanallarla toprağa aktarılır. Bu da topraktan tekrar can bulmayı yani mahşeri sembolize eder.

Sıtti Radaviye(Hatuniye)Medresesi : 1177 yılında Kutbeddin İlgazi'nin annesi tarafından Sıtraziya Camii ile aynı tarihte Hatuniye Medresesi inşa ettirilmiştir. Hatuniye Medresesi, iki eyvanlı revaklı avlulu, iki katlı bir yapıdır. Ana eyvanının yanında içi rölyef dekorlu tromplu kubbesi ile türbe yer alır. Camii içinde Hz.Muhammed'e ait olduğu kabul gören ayak izi mevcuttur. Lahitler bu yöredeki Artuklu eserlerinin en önemlilerinden biri olan bu medreseyi ayrıcalıklı bir konuma sokar.

Şehidiye Medresesi : Şehidiye Camii  ile aynı tarihte inşa edildiği rivayet edilen bu medresenin 1214 tarihinde Melik Mansur Nasreddin Artuk Aslan tarafından yaptırılmıştır. İki eyvanlı olup, kuzey eyvanı sel sebilli diğer eyvan batıda çapraz tonozlu revakların ortasındadır. Medresenin güneyinde küçük bir cami vardır. Bu günkü minaresi, Şerefeye çıkılan çift merdivenleri ile helezonik yapıdadır. 1916 yılında inşa edilmiştir.

Zinciriye(Sultan İsa) Medresesi : 1385 yılında Melik Necmettin İsa Bin Müzaffer Davut Bin El Melik Salih tarafından yaptırılmıştır. Medresenin girişindeki taş işlemeler dikkat çekicidir. İki avlulu ve iki katlı olup, avlunun dışında kalan mekanlarla iyice yayılmış, dilimli kubbeleri ile uzaktan dikkati çeker. Medresede Sultan İsa Türbesi ve bir çok eski kitabeler mevcuttur. Medresenin yüksekte kurulmasının amacı, rasathane olarak kullanıldığındandır. Mihrapta kullanılan taşa ışık vurunca renk cümbüşüne dönüşür. Müze olarak da kullanılmıştır.

Altun Boğa Medresesi : Melik Mansur Ahmet Küçük'ün veziri Altun Boğa tarafından 1364 yılında yaptırılmıştır.

Şah Sultan Hatun Medresesi : Akkoyunlu hükümdarı Kasım Bin Cihangirin yeğeni İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Medrese, Teker mahallesinde bulunmaktadır.

Hüsamiye Medresesi :
Artukoğlu Hüsamettin Timurtaş tarafından yaptırıldığı bilinmektedir.

Muzafferiye Medresesi : Artukoğlu Melik Muzaffer Karaaslan tarafından siyah beyaz taşlardan yaptırılmıştır. Kale eteğinde önemli bir yapı konumunda iken bugün herhangi bir buluntusu yoktur.

Savur Kapı Medresesi : Kim tarafından ve hangi tarihte inşa ettirildiği bilinmemekle beraber, yapısal özellikleriyle Artuklu mimarisini yansıtır.

Melik Mansur Medresesi : Artuklu eseri olan bu yapı Gül Mahallesinin kuzeydoğusundadır. İçinde lahitlerin bulunduğu bu medrese günümüzde Mescit olarak kullanılmaktadır.